bugün okulda ufo' nun ( aslında markası kumtel fakat, kağıt mendile selpak demek gibi düşün bu ufo' yu) kablosu ve priz yandı. bunu farkedene kadar herkes salak gibi kimin saçı yanıyor, kimin üstü tutuştu diye birbirini kontrol edip, ben değilim sen kokuyosun diye tartıştı. koku gittikçe arttı, anladık ki priz yanıyor. diğer ufo' nun da fişini çıkarıp, kolonları takıp müzik dinliyoduk. üşüdük bi' güzel tüm gün.
sabah uyanıp kar görünce, bir sevindim ki sorma. ama burası dağ başı, burda tutuyor; okula gidiyorum yok kar mar. neyse, öss başvurusu için gidince fotoğrafımızı çekiyolarmış, tüm belgelerde o kalıcakmış falan. biz de saçlarımız ıslandı, avelleşti diye, yarına bıraktık başvuruları. bankaya gittik büşü' yle, para yatırmaya. sıra 210lardayken, benimki 245ti. bekledik biraz, koltuk boşalınca oturduk. biz ayaktayken bizi dinleyip neredeyse muhabbetimize ortak olmak için hamle yapması beklenen kadın da kalan 2 kişilik yere biz oturduğumuz halde, şansını denedi. olmadı. adeta trip atarak dönüp gitti.
okul iyice okul olmaktan çıktı, benden söylemesi.
ayrıca sözüm size, alışverişten poşetlerle dönerken minibüse/ otobüse binip, sanki mecburlarmışçasına, yer vermesi için gençlerin gözünün içine bakan orta yaşlı teyzeler. size yer vermedim, vermem. sabahki çocuk kalkıp verdi ama o da pişman, hissediyorum.
ulan bari teşekkür et. ama yoook o zaten o çocuğun yapması gereken bi' şey ya, teşekkür edilmesi gerekmiyor tabi. sinir oluyorum sana yer isteyen teyze.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder